İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar


 

Eğitimde TKY’ye İlişkin Bazı U

 

İngiltere’de Toplam Kalite’nin pek çok uygulamaları vardır. St Helens’teki Hamblett Okulu TKY’ne (Brownlow, 1994 ) resmen geçen ilk özel okuldur. Midsomer Norton’daki Somervale Okulu, üç senedir Toplam Kalite uygulamaktadır. Somarvale, öğrenciler de dahil olmak üzere tüm paydaşlarının katılımı ile stratejik bir gözden geçirmeyle işe başlamış; destek personelini ve öğrencileri içeren iyileştirme ekipleri oluşturulmuştur. Bu ekipler bir süreç iyileştirme çevrimine uygun hareket etmektedirler (Marsh, 1993).

Eğitimde Toplam Kalite’nin öncüleri Amerikalılardır. Bu öncüler arasında Mt Edgecumbe Lisesini, en ünlüleri de Fox Valley Teknik Koleji olmak üzere, George Westinghouse Lisesini ve Millcreek Okul bölgesini saymak olasıdır.

TKY uygulayan okullardan elde edilen sonuçlar taşıdıkları benzerliklere göre, öğrenciler, öğretmenler ve yönetim açısından şöyle gruplanabilirler:

TKY uygulanması sonucu öğrencilerde aşağıdaki özelliklerin geliştiği görülmektedir;

l Takım çalışmasının öğrenilmesi,

l Sorumluluk kazanılması,

l Gerçek hayatta yararlı olacak kavramların öğrenilmesi,

l Daha güçlü hissetmelerinin sağlanması,

l Sürekli iyileşmenin öğrenilmesi (Leigh, 1995:67); ( Bulut, 1998: 70).

Öğretmenler ise TKY uygulanması sonucu aşağıdaki yararları sağlamışlardır;

l Öğrenmede öğrenci sorumluluğunun arttırılması,

l Öğrencilerin notlarının düzeltilmesi,

l Sınıf disiplinin iyileştirilmesi,

l Öğretmen-öğrenci ilişkisinin iyileştirilmesi,

l Öğrencilerin motivasyonlarının arttırılması,

l Öğretmen stresinin azaltılması .

Yönetim açısından ise;

l Orta eğitimde ve yüksek öğretimde merkeziyetçilikten uzaklaşmayı,

l Her okulun kendi Kalite Konseyi, Kalite Geliştirme Ekipleri ve Kalite çemberleri bulunduğundan, sorunlarını kendi çözme sürecine gidilmesi,

l Bölgeler arası bilgi aktarımı konusunda koordinasyonun daha kolay sağlanması,

l Okullar bazında çözülemeyen sorunun azalması,

l Okulların iyileştirilmesi ve eğitim ile ilgili daha çok araştırma yapılabilmesi,

l Bu araştırma sonuçlarına göre kısa zamanda uygulamaya geçilebilmesi,

l Sorunlara çözüm için öneriler getirme aşamasına gelmiş takımların bu araştırma ve koordinasyona katkıda bulunmaları,

l Yanlızca derse girip çıkmanın dışında okuldaki sorumlulukları paylaşan öğretmenlerin sorunların çözüldüğünü görüp, kendi katkılarının gözardı edilmediğini fark ettiklerinde çalışma isteklerinin artması,

l Her türlü (elektrik, kağıt, yeni mobilya vb ) savurganlığın önüne geçilmesi,

l Bütçe uygulamalarında da merkeziyetçilikten uzaklaşılması, okulların yetersizliğinden yakındıkları bütçelerini öncelikler belirleyerek kullanabilmeleri ve hatta kaynak arttırımına bile gidebilmeleri,

l Her düzeyde temsille gerçekleştirilecek kararların uygulamasının kolaylaşması,

l Çalışma yükleri, sorumlulukları, çalışma süreleri ve verimlilikleri konusunda takdir alan öğretmenlerin bulundukları kurumda daha uzun vadeli çalışma istekleri ve yenileşmeye katılımın artması,

l Her çalışanın, şans verildiği sürece bir konuda oldukça başarılı olduğu ve bu alanlarda kurumların çalışanlara, çalışanların kişilere katkısının olması,

l Öğrencilerin okulun problemleri ile ilgili çalışmalara katılması ve kendilerince de paylaşılan sorunlarının çözümünde yer almaları, onların da okulu benimsemelerine ve çözümleri kolaylaştırmalarına yardımcı olmuştur (Hergüner, 1998:19).

Eğitim sistemimizin sorunlarının, TKY kavramlarının ve TKY’nin okullarda uygulamasına ilişkin örneklerin gözden geçirilmesi, eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarının iyileştirme ve geliştirmeye ne kadar önem verdiklerine, diğer bir deyişle TKY’nin okullarımızda uygulanmasına hazır olup olmadıkları sorusunu da beraberinde getirmektedir.

Araştırmanın amacı

Bu araştırmanın amacı, İstanbul ili eğitim kurumlarındaki güncel kalite anlayışını belirlemektir.

Araştırmada şu sorulara yanıt aranmıştır:

1) Eğitim kurumlarındaki kalite anlayışı ne düzeydedir?

2) Eğitim kurumlarındaki kalite anlayışı düzeyi açısından;

a) Okul ve dershaneler arasında fark varmıdır?

b) Resmi ve özel okullar arasında fark varmıdır?

c) İlköğretim okulları ve orta öğretim okulları arasında fark varmıdır?

d) Yabancı dil dershaneleri ve üniversiteye hazırlık dershaneleri arasında fark varmıdır?

3) Eğitim kurumlarındaki kalite anlayışı açısından yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve veliler arasında fark varmıdır?

Önem

Bu araştırmanın, eğitim kurumlarındaki kalite anlayışının belirlenmesiyle bu kurumlara yönelik yapılacak bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları için hangi tür kurumlara, hangi görev grubuna, hangi konular hakkında eğitici çalışmalar uygulanabileceğini ortaya çıkarmada katkı sağlayacağı beklenmektedir.

Ayrıca, okullarda TKY uygulamak üzere çaba göstermekte olan Milli Eğitim Bakanlığına Ulusal Kalite Hareketi kapsamında bu kurumlara verilecek olan TKY bilinçlendirme eğitimlerine bir girdi sağlayacağı düşünülmektedir.

Sayıltılar

1) Anket ve ölçeklere deneklerin verdikleri cevaplar onların gerçek görüş ve düşüncelerini yansıtmaktadır.

2) Kalite anlayışını belirlemede kullanılan sorular yeterlidir.

Sınırlıklar

Bu araştırma;

1) 1998-1999 eğitim yılı,

2) İstanbul ili,

3) İlköğretim ve ortaöğretim düzeyi okulları ile üniversiteye hazırlık ve dil dershaneleri

ile sınırlıdır.

Araştırmanın modeli

Bu araştırma, ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır.

Evren ve örneklem

Araştırmanın evreni 1998-1999 eğitim yılı İstanbul ilk ve orta öğretim düzeyi eğitim kurumları (okul ve dershane)’nın tüm ilgilileri (yönetici, öğretmen, öğrenci, veli)’dir.

Bu evrenden seçilen örneklem hacmi 1117 kişidir. Örneklem, küme örnekleme yoluyla, sayılar cetveli kullanılarak yansız olarak oluşturulmuştur.

Veriler ve toplanması

Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ve toplam kalite anlayışına ilişkin 31 kavramı içeren ölçek 5’li dereceleme ölçeği olarak düzenlenmiştir. Bu derecelendirmenin ifadeleri bilgim yok, hiç önemi yok, önemsiz, önemli, çok önemli şeklindedir.

Bu ölçek, toplam kalite konusundaki alanyazın taraması sonucu en çok kullanılan 31 kavramın belirlenmesinden sonra, eğitim yönetimi alanında ve toplam kalite yaklaşımı ile çalışan uzmanların görüşlerine de başvurulmuş, kapsam geçerliliği oluşturulmuştur.

Verilerin çözümü ve yorumlanması

Verilerin çözümlenmesinde örneklemin yapısını tanıtıcı frekans ve yüzdelik hesapları ile eğitim kurumlarının kalite anlayışı düzeyini belirlemek için çeşitli alt gruplara göre aritmetik ortalama ve standart sapma tabloları hazırlanmıştır. Gruplararası karşılaştırmalar ise Bağımsız Grup Testi ve varyans analizi teknikleriyle gerçekleştirilmiştir. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.

Sonuçlar

1) Tüm araştırma örneklemi üzerinden yapılan değerlendirmede en fazla önem verilen 5 kalite kavramı Önce insan, İşbirliği, Sağlıklı iletişim, Yenilikçi olmak ve Sorun çözme, en az önem verilen 5 kalite kavramının ise Müşteri odaklı olmak, İstatistiksel süreç kontrolu, Vizyon, Kıyaslama ve Misyon’dur. Toplam kalite kavramlarının eğitim paydaşlarınca (yönetici, öğretmen, öğrenci ve veli) bilindiği, oldukça kabul gördüğü ve önemsendiği anlaşılmaktadır. Tüm grup üzerinden yapılan değerlendirmelerde bütün kavramların ölçeğin orta değeri olan 3.5’den (Max=5, min=2, 5+2/2=3.5) yüksek önemde görülmesi, önemsiz görülen hiçbir kalite kavramının olmadığını göstermektedir. Bunun yanında, en az önem verilen kalite kavramlarının TKY kuramının henüz günlük dilde çok kullanılmayan yeni kavramlar olduğu, en çok önem verilen kavramların ise günlük dilde yaygın olarak kullanılan kavramlar olduğu dikkati çekmektedir.

Bu sonuç Bayrak ve Ağaoğlu’nun 1997-1998 öğretim yılında Eskişehir "İlköğretim okullarındaki Yönetici ve Öğretmenlerin Toplam Kalite Yönetimine İlişkin Görüşleri" ne ilişkin yaptıkları araştırma bulgularıyla da benzerlik göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre yönetici ve öğretmenlerin toplam kalite yönelimleri gelişimci özellikler taşımakta, TKY’ne ilişkin bilgileri uygulamaya başlatacak bir görünüm arz etmektedir (Bayrak, Ağaoğlu, 1998: .35).

Ancak Tozkoparan’ın eğitimde kaliteye ilişkin olarak mevcut durumu ortaya çıkarmak ve gerekliliğini vurgulayabilmek için İzmir’de ilk ve orta öğretim okullarında görev yapan 105 öğretmen ile yapmış olduğu araştırmasında toplam kalite ilkelerinin uygulanmadığını ve eğitim alanında bu yaklaşımı benimseyen altyapının oluşmadığı vurgulanmaktadır (Tozkoparan, 1997:123-127 ). Tozkoparan’ın sonuçları ile bu araştırma sonuçlarının çelişmesi, örneklem farklılığından kaynaklanıyor olabilir.

2) Dershanelerin okullara göre, özel okulların resmi okullara göre, ortaöğretim okullarının ilköğretim okullarına göre bazı kalite kavramlarına daha fazla önem verdikleri anlaşılmaktadır. Dershane yöneticileri, öğretmen, öğrenci ve velilerince en fazla önem verilen 5 kalite kavramı İşbirliği, Önce insan, Tam öğrenme, Yenilikçi olmak ve Sağlıklı iletişim, en az önem verilen 5 kalite kavramı ise Müşteri odaklı olmak, Vizyon, İstatistiksel süreç kontrolu, Kıyaslama ve Kurum kültürünün değişimi’dir. Dershane yöneticileri, öğretmen ve velilerinin en çok ve en az önem verdikleri kavramlar, tüm örneklem sonuçları ile benzerlik göstermektedir. Bu sonuç, dershane kurumunun ortaya çıkmasına neden olan ihtiyaçların tüm örneklem grubunca da paylaşıldığı biçiminde yorumlanabilir.

Dershane yöneticileri, öğretmen ve öğrencilerinin, Yenilikçi olmak, Değişime açık olmak, Müşteri odaklı olmak, Sürekli iyileştirme, Otokontrol, Kalite, Kalite güvence sistemi, Kararlara katılım, İstatistiksel süreç kontrolu, Öğrenci merkezli eğitim, Tam öğrenme, Misyon, Vizyon, Rekabet, Kıyaslama, Toplam Kalite kavramlarına okul yöneticilerine, öğretmen ve öğrencilerine göre daha fazla önem verdikleri söylenebilir.

Dershane yöneticileri, öğretmen ve öğrencilerinin okul yöneticisi, öğretmen ve öğrencilerine göre daha fazla önem verdikleri kalite kavramları müşterilerinin eğitim taleplerine ve dershanelerin eğitim kurumu olarak karşıladıkları ihtiyaçlara ilişkin ipuçlarını da vermektedir ki, bunların okullar tarafından yeterince karşılanamadığı söylenebilir.

Yabancı dil hazırlık dershanelerinin yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin, sürekli hizmetiçi eğitim kavramına üniversiteye hazırlık dershanelerinin yönetici, öğretmen ve öğrencilerine göre daha fazla önem verdikleri söylenebilir. Bu sonuç, yabancı dil dershanelerinin, dil öğretiminin özellikleri ve öğrettikleri dilin konuşulduğu ülkelerin dil eğitimi kurumları ile sürekli ilişki ve onlarla da rekabet etme zorunluluğundan kaynaklanıyor olabilir. Bu da, sürekli eğitimin öneminin kavranmasında dış ülkelerle ilişki, oradaki gelişmeleri izleme ve rekabet etme durumunda olmanın önemini işaret etmektedir.

Özel okul yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin Otokontrol, Kalite, Misyon ve Vizyon kavramlarına resmi okul yönetici, öğretmen ve öğrencilerine göre daha fazla, Takdir edilme kavramına daha az önem verdikleri söylenebilir. Özel okulların resmi okullara göre kaliteye daha önem vermeleri rekabet etmeleri gerektiğindendir. Ancak resmi okulların müşterileri hazır bulunduğundan diğer okullarla rekabet etmek zorunda değillerdir. Ancak müşterileri, memnuniyetsizliklerini ifade ettikleri taktirde eğitim kalitesi konusunda önlem alınabilmesi mümkün olabilecektir.

Orta öğretim okul yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin, Değişime açık olmak, Sıfır hata, Kalite, Etkin Liderlik, Tam öğrenme, Misyon ve Sürekli hizmetiçi eğitim kavramlarına ilköğretim okul yönetici, öğretmen ve öğrencilerine göre daha fazla, Önce insan ve Takdir edilme kavramına daha az önem verdikleri söylenebilir. Bu sonuç, eğitim sistemimizde ilköğretimin zorunlu olması, ortaöğretim kurumlarının çıktılarının iş piyasası ve taleple yığılmanın en çok olduğu üniversiteye girdi sağlaması ile açıklanabilir.

3) Okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velilerince en fazla önem verilen 5 kalite kavramı Önce insan, İşbirliği, Sağlıklı iletişim, Sorun çözme ve Yenilikçi olmak, en az önem verilen 5 kalite kavramı ise Müşteri odaklı olmak, İstatistiksel süreç kontrolu, Vizyon, Kıyaslama ve Misyon’dur. Toplam kalite kavramlarına en az önem veren öğrenciler, sonrasında velilerdir. Yöneticilerin ve özellikle öğretmenlerin günceli daha yakında izlemeleri, muhtemelen katıldıkları eğitim toplantıları sayesinde ve daha önemlisi kendilerine birtakım haklar getirmesi yönüyle daha yüksek kalite bilincinde oldukları görülmektedir. Ancak her grubun kendine hak ile birlikte sorumluluk da getiren kavramlara diğer gruplardan daha az önem verdiği de dikkati çekmektedir.

l Öğretmenlerin "işbirliği"ne, "değişime açık olma", "çalışanları destekleme"ye "çalışanların memnuniyeti"ne öğrenci ve velilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğretmenlerin "yenilikçi olma"ya yönetici, öğrenci ve velilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğrencilerin "müşteri odaklı olma"ya yönetici, öğretmen ve velilere göre daha az, ayrıca yöneticilerin velilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğretmen ve yöneticilerin "sürekli iyileştirme"ye, "kalite"ye, "istatistiksel süreç kontrolu"na, "misyon"a, "sürekli hizmetiçi eğitim"e öğrenci ve velilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğretmen ve yöneticilerin "otokontrol"a, etkin liderliğe, "vizyon"a, "toplam kalite"ye ve "yetki verme"ye öğrenci ve velilere göre, ayrıca velilerin öğrencilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğrencilerin "önce insan"a ve "kararlara katılım"a öğretmen ve velilere göre daha az önem verdikleri,

l Öğretmen ve velilerin "takım çalışması"na öğrenciye göre, ayrıca öğretmenlerin velilere göre daha fazla önem verdikleri,

l Öğrencilerin "kurum kültürünün değişimi"ne öğretmen, yönetici ve velilere göre, ayrıca velilerin de öğretmenlere göre daha az önem verdikleri,

l Öğretmenlerin "tam öğrenme"ye öğrenci ve velilere göre daha az önem verdikleri,

l Yöneticilerin "kıyaslama"ya öğrenci, öğretmen ve velilere göre daha fazla önem verdikleri,

yönündeki sonuçlar araştırmaya konu olan eğitim kurumlarının paydaşları arasında amaç ve güç birliği içinde, ortak vizyon ve misyon çerçevesinde bulunmadıklarına işaret etmektedir. Bunun yanında, ülkemizin genç nufusa sahip olması ve eğitime toplumsal talebin çok yüksek olması kalite – kantite ikilemine yol açmaktadır. Yine bu araştırma sonuçlarına göre tüm paydaşların kalite kavramlarını ortalamanın üzerinde önemli bulmaları Özden’in (Özden, 1998:1-6) tespitlerini doğrulamaktadır. Özellikle öğretmenlerin ve okul müdürlerinin TKY kavramlarına daha fazla önem vermesi ülkemiz eğitim kurumlarının kantiteyi kaliteye dönüştürebilecek nitelikli insangücü potansiyeline ve anlayışına sahip olduğunu göstermektedir. Bu potansiyel kaliteyi amaçlayan yeni bir anlayış ve yönetim modeliyle harekete geçirilmeyi beklemektedir.

Öneriler

Bu araştırmanın sonuçları doğrultusunda, ülkemiz eğitim sistemini ve varolmasının nedeni olan insan’ı 21. yüzyılın gerektirdiği niteliklerle donatılmış biçimde yetiştirmede en uygun araç olan TKY’ne ilişkin felsefe, kavram ve uygulamaların toplumun geniş kesimlerine tanıtılması ve benimsetilmesi için STK’lara, kamu ve özel kurumlara Ulusal Kalite Hareketine destek ve katkı vermelerinin öneminin anlatılması görevinin aciliyet gösterdiği söylenebilir.

Eğitim sistemimizde "dershane"lerin bir eğitim kurumu olarak ortaya çıkmasına neden olan ihtiyaç ve koşulların araştırılarak ve analiz edilerek eğitim sisteminde ve okullarda gerçekleştirilecek iyileştirme ve geliştirme çalışmalarında önemli bir veri girdisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Okulların da, dershanelerin hizmet vermek durumunda oldukları rekabet koşulları ve anlayışıyla; ancak sadece birbirileriyle değil, daha mükemmel hizmet vermek üzere kendileriyle rekabet etmeleri yönünde anlayış geliştirilmelidir.

Eğitim sistemimiz ve eğitim kurumlarımızın kendi içlerinde ve birbirileriyle rekabet ve ilişkileri dışında başka ülke ve kültürlerle ilişki kurmaları, dünya ölçeğinde bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından izlemeleri TKY’nin önemli ilkelerinden biri olan sürekli eğitimin, sürekli geliştirme ve iyileştirmenin gereklilik olmaktan öte zorunluluk olduğunun kavranması ve hayata geçirilmesine yol açacaktır.

Resmi okulların, özel okullarda olduğu gibi müşteri için değil, müşteri memnuniyeti için ve kendi ürettikleri hizmet ve aldıkları sonuçlar ile rekabet etme anlayışı yerleştirilmelidir. Bu da eğitim sisteminin yeni bir vizyon ve misyon geliştirilmesi ile liderleri tarafından yayılımı sağlanacak olan uygulanabilir politika ve stratejilerin oluşturulması, çalışanların motive edilmesi ve rasyonel işbirliklerin kurulması ile mümkün görünmektedir.

İlköğretim kurumları kaliteli hizmet verme yönünde motive edilmeli, uygun yapı oluşturulmalı ve gerekli kaynaklar sağlanmalıdır. Ortaöğretim kurumları da aynı yönde desteklenmelidir.

Eğitim sisteminin ve eğitim kurumlarının hem ürün olarak, hem müşteri olarak öğrencilerin ve velilerin kalite kavramına neden az önem verdikleri konusunda özdeğerlendirme yapmaları gerekmektedir. Acaba sadece beklentilerinin karşılanmadığını düşünenler mi dershanelere yönelmektedirler? Sunulan hizmetler ihtiyaçlara uygun ve onları karşılamaktan uzak olduğu için mi öğrenci ve velilerde bu hizmetin kalitesine ilişkin beklentiler düşük düzeydedir? Bu durum eğitim kurumlarına ilişkin yılgınlıktan ya da başka faktörlerden mi kaynaklanmaktadır? Eğitim sisteminin, amaçlarını gerçekleştirebilmesi ve eğitim kurumlarının işlevlerini yerine getirebilmesi için her durumda öğrenci ve veliyi etkin olarak eğitim-öğretim süreci içine katacak, ihtiyaçlarını karşılayacak ve bu süreci kişisel ve toplumsal gelişmenin bir aracısı olarak algılamalarını sağlayacak yönetsel önlem ve kararlar acilen hayata geçirilmeyi beklemektedir.

Okul yöneticisi ve öğretmenleri etkili liderlik ve takım çalışması ve işbirliği yapabilecek yeterliklerle donatacak programlar gerek hizmet içinde, gerekse hizmet öncesinde geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Ancak okul yöneticisi ve öğretmenlerin bu yeterliklerini davranışa dönüştürebilecekleri okul kültürünün yaratılabilmesi için müşteri memnuniyetini merkeze alan, sürekli iyileştirme ve geliştirmeyi hedefleyen yetkilendirme yapılmalıdır.

Okul yöneticisi ve öğretmenlerin motivasyonunu arttıracak ve pekiştirecek, sürekli gelişmelerinde itici güç olacak etkili bir tanıma ve ödüllendirme stratejisi geliştirilmelidir.

Bundan sonra yapılacak benzeri araştırmalarda eğitim sisteminin dış müşterileri ve paydaşları olan iş piyasası ve dünyası ile üniversitelerin de eğitimin kalitesine ilişkin görüşleri alınmalıdır. Bu araştırma sonuçlarından yola çıkarak bundan sonra yapılacak araştırmalar, eğitim kurumlarının iç ve dış müşterileri ile paydaşlarının işbirlikleri ve memnuniyet düzeylerinin saptanmasına yönelik olmalıdır.

 

Doç. Dr. Hoşcan Ensari, Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi olarak görev yapmaktadır.

E-posta: hensari@marun.edu.tr

Kaynakça:

[1] Salisbury, D. F.; Branson, R. K., ( 1997 ) " Applying customer dissatisfaction measures to scholls: You better know what’s wrong before" Educational Policy Vol. II no. 3

[2] Bayrak C.; Ağaoğlu, E., (1998) "İlköğretim Okullarındaki Yönetici ve Öğretmenlerin Toplam Kalite Yönetimine İlişkin Görüşleri" Eğitim Yönetimi no. 13

[3] Cramer, S. R., ( 1996 ) "Assumptions central to the quality movement in education" Clearing House, Vol. 69, no. 6.

[4] Çelik, V., ( 1995 ) "Eğitim Örgütlerinde Örgütsel Kültür ve Kalite" 4. Ulusal Kalite Kongresi Tebliğleri TÜSİAD ve KalDer Yayını, İstanbul.

[5] Dedhia, N., Shamji ( 1995 ) " Survive business challenge with the total quality management approach" Total

Quality Management Vol.6 no. 3

[6] Ersen, H., (1997 ) Toplam Kalite ve İnsan Kaynakları Yönetimi İlişkisi ,Verimli ve Etkin Olmanın Yolu, Alfa, İstanbul.

[7] Erzen, Ü. A., (1994 ) Gelecek Müşteridir, Renault-Mais El Kitabı

[8] Haug, P., Keleman, K. S., ( 1996 ) " Introduction of total quality management (TQM) into the process of teaching management TQM into the process of teaching management" .Journal of Management Education Vol. 20, no. 3

[9] Hergüner, G., (1998) "Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi Uygulamasının Sağlayacağı Yararlar" Eğitim Yönetimi no. 13

[10] Kantarcı, H., (1999 ) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplum Kalitesi, Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İstanbul.

[11] Köksal, H., (1998 ) Kalite Okullarına Geçişte Toplam Kalite Yönetimi Dünya Yayınları, İstanbul.

[12] Özdemir, S., ( 1995) " Toplam Kalite Yönetimi" Toplam Kalite Özel Sayı MPM.

[13] Özden, Y., (1998 ) Eğitimde Dönüşüm Yeni Değer ve Oluşumlar PEGEM, Ankara.

[14] Paykoç, F., ( 1995 ) "Eğitimcinin Sürekli Eğitiminde Kalite ve Yeni Yaklaşımlar" 4. Ulusal Kalite Kongresi Tebliğleri TÜSİAD ve KalDer Yayını, İstanbul.

[15] Sallis, E., ( 1993 ) Total Quality Management in Education, Kogan Page, London.

[16] Schmidt, K., (1998) " Applying the four principles of Total Quality Management to the classroom" Tech

Directions Vol.58 no. 1

[17] Soylu ve diğerleri, (1998 ) Toplam Kalite Yönetimi Sözlüğü Terimler ve Tanımlar Beyaz Yayınları, Ankara.

[18] Tozkoparan, G., (1997/3 ) "Sıfır Hatalı İnsanı Yaratmak İçin Eğitimde Toplam Kalite" Verimlilik Dergisi, Ankara.

[19] Tyler, W., ( 1992 ) "Total Quality Management" ERIC Digest, no. 73