İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar


 

Kalite Trend(i)'ni yakalamak

 

İnsanoğlunun sahip olduğu değişim dürtüsü, tarihin her devresinde sahip olduklarının insana yeterli olmadığını hissettirmiş ve insanı sürekli bir arayışın içine itmiştir. Bu arayış, özellikle endüstri devrimini takiben, teknolojinin hayatın her alanında ve özellikle üretimde kendisini egemen güç ve başarıda en etkili unsur kılması ile gitgide artan bir hızla yayılmıştır. Günümüz dünyasında değişimi sorgulamak, değişimin yarattığı rüzgarı arkamıza alıp almamak değildir tartışılması gereken. Bu süreç ancak değişimin daha da ilerlemesini bekleyerek, yakalanması gereken tren ile mesafeyi açacaktır. Yeni çağın gereksinmesi; değişimi kontrol altında tutmak, değişimin yarattığı yenilikleri takip etmek ve değişime yön vermektir. Değişim tam anlamı ile kontrol altına alınamasa bile, yaşanmak zorundadır. Bu temel gerçeği inkar etmeye çalışmak, bireyleri ve organizasyonları yokoluşa götürecektir.

Değişimin yönetimi ise geleceğin yöneticilerinin ve onların yönettikleri organizasyonların ayakta kalabilmelerinin tek şartı olarak görülmektedir. Gelecekteki yarış, değişimi kontrol altına alma üzerine yapılacak, bu çekişmenin başrol oyuncusu ise insanın bizzat kendisi olacaktır.

Değişim + Kalite = Toplam Kalite Yönetimi

Çalışmamızın girişinde, incelemelerimize ışık tutması bakımından, kalite kavramına, Toplam Kalite Yönetimi açısından genel bir bakış yararlı olacaktır. Kalite, klasik tanımı olan standartlara uygunluktan, dünyamızın globalleşmesi, artan rekabet koşulları, teknolojik gelişmeler, insan gereksinimlerindeki değişmeler v.b. nedenlerle günümüzde müşterilerin isteklerine uygunluk olarak düşünülmeye başlanmıştır.[1] Aynı yaklaşımla kalite; "Bir ürün veya hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özellikler toplamıdır."[2] Müşterilerin isteklerini tatmin etme yeteneğinin bir ölçütü olan kalitenin üç temel boyutundan söz edilebilir: Tasarım Kalitesi, Uygunluk Kalitesi ve Performans Kalitesi. Bu üç unsur ve yukarıda verilen ISO tanımı göz önünde bulundurulduğunda şu temel noktalar ortaya çıkmaktadır:

Kalite bir önlemdir, sorunlar ortaya çıkmadan önce çözümlerini oluşturur, ürün ve hizmetlerin yapısına tasarım yolu ile üstünlük ve kusursuzluk arayışını katar; kalite verimliliktir, yeterli ve eğitimli bir personel ile elde edilir; kalite esnekliktir, talepleri karşılamak için değişmeyi göze almak, bu konuda istekli olmaktır; kalite etkinliktir, işleri çabuk ve doğru olarak yapmaktır; kalite bir programa uymak, işleri zamanında yapmaktır.

Görüldüğü üzere kalite, klasik tanımında yer alan satandartlara uygunluk ilkesini korumakla birlikte, bünyesine önlem, eğitim ve en önemlisi değişim (uyum) kavramlarını katmıştır. Bu üç yeni faktörün tek amacı ise sürekliliktir. Kaliteyi sürekli geliştirmeye yönelik faaliyetlerin, belirlenen amaçları gerçekleştirmede etkili bir yol olduğu tespit edildikten itibarendir ki dünyada Toplam Kalite Yönetimi (TKY), telaffuz edilmeye başlanmıştır.

Toplam Kalite Yönetimi, bir yönetim tekniğinden çok, ezici rekabetçi ortamında değişen koşullara uyum sağlayacak, kendini geliştirecek, değişen müşteri tatmini kriterini zamanında yakalayıp var olan boşlukları doldurarak hayatta kalabilmek ve başarılı olmak isteyen firmalarda uygulanan bir yönetim felsefesi ve yaşam tarzıdır.[3]

TKY’yi tanımlamak için aşağıda belirtilen öğeler bize TKY’nin çalışma alanlarını ve genel işleyişini kavramada yardımcı olacaktır:

l TKY öncelikle bir kurumun, örgütün veya topluluğun ürettiği ya da görev üstlendiği her konuyu içine alan bir felsefedir. Varlığı ve başarısı o kurumu ya da topluluğu benzerlerinden ayıran saygınlık ve göreceli üstünlüğünü ortaya koyar.

l TKY’de karar alma ve değerlendirme somut göstergelere –veri toplamaya- dayanır.

l TKY sadece belli bir ürün veya servis kalitesini değil, sürekli performans artışı için organizasyonun iç yapısındaki her faaliyeti kapsar.

l TKY kalitenin, organizasyon içindeki tüm yapıların, gerçekleştirilen her faaliyetin ve tüm çalışanların katılımı ile sağlanabilecek bir ilerleme olduğunu varsayar. Hem kalite sistemlerine hem de kalite kültürüne ihtiyaç vardır.

l TKY organizasyon içerisinde her işin ve sürecin doğru, ilk seferde ve sürekli olarak yapılmasını sağlayan bir yönetim sistemidir.

Neden devlet yönetiminde kalite?

21. yy uzay çağından çok insanlık için iletişim çağı olacağa benziyor. Bugün dünyanın en ücra köşesinde gerçekleşen bir olay, anında dünyanın dört bir yanına dağılıyor; kısacası dünya küçük bir köy haline geliyor. Gelişen teknoloji sadece insanları değil, büyük şirketleri ve devletleri değişime zorluyor.

TKY değişimin getirdiği yeniliklerden bir tanesi. Uzun zamandan beri özel sektörde başarıyla uygulanan TKY, artık devlet yönetim sistemlerine de giriyor. Dünya üzerinde artan özgürlükçü gelişmeler, bunların ışığında ortaya çıkan demokratikleşme artık insanları devletten daha fazlasını istemeye yönlendiriyor. Öne çıkan insani değerler sayesinde devlet, vatandaşına bakış açısını değiştirmek zorunda kalıyor. Beklentileri gerçekleşmeyen halk güçlü sivil toplum sayesinde baş kaldırıyor, hakkını arıyor. Bir devleti oluşturan en önemli değer olan insan günümüzde hızla değişiyor. Bu değişim devletleri yönetim sistemlerini değiştirmeye ve geliştirmeye zorluyor. İşte, devlet yönetiminde toplam kalite bu değişimin bir eseridir. Gelin şimdi yönetimden kaynaklanan değişim nedenlerini inceleyelim.

İşletmelerde TKY’nin amacı, işletmelerin pazar payını, verimliliğini, rekabet ve kârlılık düzeyini artırmaktır. [4] Devlet yönetiminde TKY’den beklenen ise müşterilerin, yani halkın, memnuniyetini ve yaşam kalitesini artırmaktır.

Bugün devletimizin yapısını incelersek, kronikleşmiş sorunlar dizisiyle karşı karşıya kalırız. İsterseniz TKY’nin amacına sorunlar üzerinden giderek bakalım. Sokaktaki vatandaş için devlet hizmeti dendiğinde akla öncelikle hantal yapıdaki devlet daireleri, uzun hastane kuyrukları, kalitesiz yollar gelmektedir. TKY’nin amaçlarından bir tanesi devlet yönetiminde verimliliği artırmaktır. Verimlilik artışı, daha hızlı servisi, daha hızlı yapılan yolları ve daha çabuk görülen davaları kısacası daha verimli işleyen bir devlet yapısı getirecektir. İkinci konu ise maliyetlerdir. Açıktır ki, devlet tarafından yapılan ya da ihale edilen yapılar özel sektöre nazaran hem kalitesiz olmakta hem de daha pahalıya mal olmaktadır. Bu konuda en güncel kanıt olarak birçok depremde gördüğümüz gibi ilk önce yıkılan ya da ağır hasar gören devlet binalarını gösterebiliriz. TKYnin amaçlarından bir tanesi devletteki savurganlıkları önleme, maliyetleri azaltma ve denetimi güçlendirmektir.

Yukarıdaki gelişmeler ve nedenler, özetle üç nokta altında toplanabilir:[5]

l Devlet, değişen koşullar altında kamu hizmetlerine artan talebi ve bu hizmetleri karşılamada kullanılan kaynakların giderek daralmasını göz önünde bulundurarak; şu anda sahip olduğu stratejik durumu yeniden düşünmek ve yapılandırmak durumundadır.

l Kamu sektöründe, GSMH açığının kapatılmasına katkıda bulunması amacıyla gerekli ekonomik tedbirlerin alınması gerekmektedir.

l Sosyal, ekonomik ve politik koşulların değişmesine paralel olarak hizmet sektörünün gereksinimleri de farklılaşmıştır; bu durum yoğunlukla savunma ve çevre konularında kendini göstermektedir.

Ancak, bu üç değişim farklı kamu hizmetlerinde farklı tepkiler doğuracaktır. Söz konusu farklılaşmaya uyum, devleti kendini yeniden keşfetme sürecine götürmektedir. [6] TKY devlete, tüm kurumları ile birlikte farklılaşan hizmetlere cevap verme ve sürekli değişimi yakalayabilme bilgisini ve olanağını sağlayacaktır.

TKY’nin devlet yönetiminde uygulamasında

karşılaşılan sıkıntılar

TKY, Türkiye için çok yeni bir kavram. Zaman zaman bu alanda verilen ödüller, Türk şirketlerinin uluslararası alanda kazandığı başarılar kamuoyunda yankı bulsa da toplumda kalite bilinci ne yazık ki oluşmamış, oluşturulmamıştır. Bu nedenle devlet yönetiminde TKY’nin uygulanabilmesi için ilk şart devlet hizmetlerinin müşterisi konumunda olan halkın -TKY’de hedef unsurun bireyin memnuniyeti olduğu gerçeğiyle- bilinçlenmesi olacaktır.

Türkiye Avrupa’da vatandaşlık bilincinin tam olarak gelişmediği ender ülkelerden biridir. Devlet vatandaş ilişkilerinde -ne yazık ki- devlet hâlâ mutlak güç olarak görülmektedir. ‘Baba’ olarak görülen devlet, toplumumuzda demokrasi bilincinin yerleşmediğinin en açık göstergesidir. Bu nedenle halkın yönetime katılmadığı bir devlet, TKY’yi uygulamaktan uzak görünmektedir. Devlet, yönetimde şeffaflıktan bir hayli uzaktadır. Ayrıca ülkemizde devlet düzeni hâlâ katı ve değişmez kurallar çerçevesinde işlemektedir.[7] Felsefesi değişim olan TKY’yi değişime direnç gösteren kadroların uygulaması da, bir o kadar olanaksızdır.

Yukarıda saydığımız genel sorunların ötesinde, bir de kamu yönetiminin kendi iç yapısından ve işleyişinden kaynaklanan sorunlara bakmakta yarar vardır. Ülkemizde kamu yönetimi, merkeziyetçi ve aşırı hiyerarşik bir yapıda örgütlenmiş bulunmaktadır. Kadrolarda yıllardan beri süregelen bir yığılmışlık gözlenmektedir. Ayrıca devlet asli görevi olmayan alanlarda da hizmet vermeye çalıştığı için verimsiz bir yapı arz etmektedir. Devlet kadroları kendi inisiyatiflerini kullanmaktan çekinmekte, bu çekinme de TKY’nin uygulanmasına en önemli darbeyi vurmaktadır. Devlet yönetimine fazlasıyla karışan siyaset, popülist ve çıkarcı davranışlara yol açmaktadır.[8] TKY’nin başarılı olması için en alt kademeden en üst kademeye kadar çalışanların işbirliği yapması gerektiğinden, bu tür davranışlar çalışanların moral düzeyini alçaltmaktadır. Bütün bu saydığımız etkenler TKY’nin odağı olan insan kaynaklarının kalitesini düşürmekte ve yönetimde bir memnuniyetsizlik yaratmaktadır.

Ayrıca hizmet ve ürünlerin ortaya çıkarılmasında anahtar rolü oynayan işçi ve memur sınıfları ile örgütlerinin TKY’ye bakışı, uygulamada ortaya çıkan engellerden biridir. Sendikaların konuya negatif bakış açısının -kendilerince- gerekçesi aşağıda belirteceğimiz üç ana neden etrafında toplanmaktadır. [9]

l Verimliliği artırma çabaları sonucu ortaya çıkacak işten çıkarılmalar.

l Sendika -kurum yönetimi ilişkilerinin, organizasyonların yapısında meydana gelecek önemli ve temel değişikliklerden etkilenmesi.

l İşten çıkarmalar gerçekleşmese bile, işçilere ücretlerde herhangi bir ayarlamaya gidilmeden daha fazla iş ve sorumluluk yüklenmesi.

TKY ve kamu sektörü evliliğinde sonuncu ve en sorunlu nokta müşteri kavramlarındaki farklılıklardır. "Devlet kurumları çok çeşitli, hatta birbirine zıt talepleri olan geniş bir ‘müşteri’ grubuna hizmet etmek zorundadırlar. Bu koşullar altında TKY’nin müşterileri mutlu ve tatmin etme prensibinin, faydalı bir amaç olduğu konusunda soru işaretleri belirmektedir". [10]

Sonsöz

TKY günümüzde halen çıkış noktasındaki temel gerekçesini korumaktadır: Zorunluluk. II. Dünya Savaşı’ndaki yenilgi sonrası 1945 yılında başlayan Amerikan işgali, Japon insanının ve mühendisinin kafasında ‘neden kaybettik’ sorusunu uyandırdı. İşgal süresince Amerikan birliklerinin sahip olduğu teknoloji ve sistemler, dünyada var olan tekniklerin Japon teknisyenlerince fark edilmesini sağladı. Amerikan İstatistiksel Kalite Kontrol kavramı, Deming ve Juran tarafından ülkede tanıtıldı. Deming’in yönetim sistemleriyle donatılan Japonlar, giderek kendi eğitimlerini kendileri vermeye başladı. [14]

Görülüyor ki, TKY kurumların iç işleyişleri açısından bir bütünlüğü ifade ettiği gibi, dünyada her alanda gelişimi açısından da bir işbirliği ve bütünlüğü de ortaya koymaktadır. Japonların teknolojik gelişmeye ve kaliteye var olabilme güdüsüyle derhal ayak uydurmaya çalışmaları ne kadar dikkat çekiciyse, Amerikalıların bu çabaya verdikleri destek de bir o kadar öğreticidir. Bu çarpıcı örnek Türkiye’de kamu sektöründe ve devlet yönetiminde TKY’ye geçişi hala sorgulayan ve bu çabaya ket vurmaya çalışan yöneticilere ışık tutmalıdır.

Günümüzde NATO üyelerinin bile askeri alanda bir kalite güvence sistemi oluşturmaları göz önünde bulundurulursa, devlet içi her türlü hizmet sektöründe -müşterisi olan, toplum isteklerine daha direkt cevap verebilen ve uluslararası bir örgüte göre daha az problematik yapısı olan- TKY’nin uygulanmaması, hizmet kalitesini bir yana bırakalım, bu kurumları yakın zaman içinde işlevini yerine getiremez duruma sokacaktır.

Tüm incelemelerimizin ışığında TKY üzerine şu son yargıyı özümsememiz faydalı olacaktır. Değişim, farklılaşan ve artan insan isteklerine, bu da bireylere verilecek hizmetin çeşitlenmesine, dolayısıyla zorlaşmasına yol açmıştır. Devletin, haklarını ve güçlerini kendisine devreden bireyleri kadar değişimi özümsemiş olması gerekmektedir. Bu gereklilik, Gümrük Birliği’ne girmiş ve Avrupa Birliği Üyeliği’ne on yıllardır kendisini adamış olan Türkiye için bir kat daha artmıştır. Yalnızca Avrupa’ya entegrasyon için değil, Türk sanayisinin ve hizmet sektörünün uluslararası rekabet koşullarında başarılı olabilmesi için TKY tek geçerli yoldur. TKY bir felsefedir. Kendi içinde tüm eksilerinin ve onları aşacak artılarının hesabını yukarıda verebilmiştir. Sorun TKY’yi uygulamayacak kurumların bu hesabı çalışanlarına ve müşterilerine – devlet için yurttaşlarına- ne ölçüde verebileceğidir.

TKY’yi kamu sektöründe başarılı kılacak yapıcı faktörler [11]

1) Vizyon ve Strateji: TKY kamu hizmeti veren kurumların uyguladığı bir çeşit vizyon ve strateji fonksiyonudur.

2) Kurum Politikasını Yayma: Kurum politikası organizasyonun en alt kademesindeki çalışanlara kadar yayılmalıdır.

3) Ölçülebilir Hedefler: Açık ve ölçülebilir hedeflerin yokluğunda kalite çalışmaları alt üst olabilir. Kurumdaki bireylere ve takımlara ölçülebilir hedefler gösterilmelidir.

4) Kalite Yapısı ve Desteği: TKY çalışmaları merkezi bir kurum tarafından koordine edilmelir.

5) Güçlendirilmiş Çalışma Takımları: Güçlendirilmiş takım çalışması, sürekli kalite gelişmesi sağlayacak şekilde grupların öz yönetimi çerçevesinde yapılmadıkça TKY uygulanmıyor demektir.

6) Veriye Dayalı Karar Alma: Bir süreci ya da müşteri isteklerine cevap verebilmek somut verilerin (data) kullanıldığı sistematik kalite geliştirme girişimleri ile mümkündür.

7) Yönetimin TKY’ye Bağlılığı ve İletişim: TKY’nin başarısı, yöneticilerin sözlü şekilde ya da davranışlarıyla kendilerini TKY’ye adadıklarını göstermeleri ile mümkündür.

8) Ödüllendirme ve Performans Ölçme Sistemlerinin Düzenlenmesi: Ödüllendirme ve performans değerlendirmeleri, takımların çalışmaları ve stratejik hedefler doğrultusunda şekillenmelidir.

9) Eğitim: Kalite takımlarına ve geliştirme sürecine yatırım yapmaktan kaçınılmamalıdır. Çalışanların yaratıcılık, problem tanımlama ve çözme, takım çalışması gibi yetenekleri geliştirilmelidir.

TKY’nin devlet yönetiminde uygulanma aşamaları [12]

1. Aşama: Yöneticilerin ikna edilmesi: Ülkemizde üst düzey yönetim, TKY’ye en fazla direnci gösteren kesimdir. Uygulamaya geçilmesi için ilk aşama bu kesimin ikna edilmesidir. Bu faaliyet Cumhurbaşkanı’ndan kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey yöneticilerine kadar her kademede gerçekleştirilmelidir.

2. Aşama: Kalite organizasyonunun oluşturulması: Programa katılım kararı alındıktan sonra başarılı bir uygulama için kalite politikası, stratejisi, programı, aksiyon planı hazırlanmalıdır. Bu aşamada kalite yönetim çalışmalarını koordine edecek Devlet Kalite Merkezi kurulabilir.

3. Aşama: Üst düzey yöneticilerin katılımının sağlanması: Kalite yönetimi için ikna edilen üst düzey yönetiminin duyarlı hale gelmesi ve kalite yönetimine üst düzeyde sahip çıkması gerekir.

4. Aşama: Yöneticilerin eğitimi: TKY’ye hazırlığın son aşaması olan bu aşamada, yöneticiler, yöntemler ve araçlar konusunda eğitilmelidir.

5.Aşama: Bilgilendirme: Bilgilendirme aşaması artık uygulamaya geçiş aşamasıdır. Bu aşamada kamu kuruluşlarında çalışan bütün personele gerekli bilgi verilmelidir. Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili açıklama en üst düzeyden yapılmalı çalışanların bilinçlenmesi sağlanmalıdır.

6. Aşama: Personelin eğitimi: TKY’nin uygulanabilmesi için bütün çalışanların katılımı gerektiğinden üst düzeyin yanı sıra, alt kademelerdeki çalışanların da eğitimi gereklidir.

7. Aşama: Personelin katılımının sağlanması: Motivasyon kuramlarından faydalanarak bu aşamada çalışanların beyin gücü harakete geçirilmelidir.

8. Aşama: Çember faaliyetlerin başlaması: Çember faaliyetleri, çalışanların bulundukları birimlerde kalite politikalarını uygulamalarıdır. Bu uygulamalar, kamu yönetiminde yeni bir dinamizme ve hareketlenmeye yol açacaktır.

9. Aşama: Yetersizlikle mücadele yöntemlerinin öğretilmesi: İşletmelerdeki yetersizliklerin (verimsizlik, kalitesizlik, maliyet vs.) engellenmesi için bunların çalışanlara öğretilmesi personelin bu konulara odaklanmalarını sağlayacaktır.

Çarpıcı bir örnek Değirmendere’de TKY’nin başarısı

"Toplam kalite yaklaşımını kamusal kaygıları ötelemeden belediyeye uyarlayan ilk örnek, Değirmendere...." sloganıyla yola çıkan belediye, Türkiye’de TKY’yi kamu sektöründe uygulamış başarılı bir örnektir. "Belde dünya çapında bir belediye olmak" olarak tanımladığı misyonunu, TKYnin temel unsurları olan katılım, işbirliği, yurttaşlara en iyi hizmet ve sorunları ortaya çıkmadan çözebilme ilkeleri ışığında gerçekleştirmeye çalışmıştır. Kültür ve sanat varlıklarının korunması ve bu yol ile turizmin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirdiği eski yalı Henry Ford Koruma Ödülü’nde ikinciliği kazanmıştır. Açılan kurslar ve seminerler ile belde halkının şehircilik kültürü ve vatandaşlık bilinci artırılmıştır. Bu çalışmaların en dikkat çekici yönü, kamu sektöründe kalitenin ölçülmesinde temel sıkıntılardan biri olan performans kalitesi aşamasının, halk tarafından belediye başkanının üçüncü kez göreve getirilmesiyle gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bu gerçek gösteriyor ki, TKY uyarlanabilir bir yönetim stratejisidir. Yuttaşlar TKY süreçlerini denetleyecek merkezi bir kurum rolünü üstlenebilmişlerdir. [13]

 

Kaynakça:

[1] Bu konuda Toplam Kalite Yönetiminde Bir Araç Olarak Toplam Kalite Maliyet Sisteminin Kurulması,

(SEVİM Adnan, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları no.1102, Eskişehir, 1999 ) adlı eserden faydalanılmıştır.

[2] Türk Standartları Enstitüsü, TS. 9005 Kalite Sözlüğü-Quality Vocabulary, Ankara, Aralık 1991, s 1.

[3] http://www.kageme.itu.edu.tr, Kalite, Kalite Güvencesi, Toplam Kalite Yönetimi klasörü altında TKY başlıklı bölümden alınmıştır.

[4] Rıdvan Bozkurt, ‘Toplam Kalite Kontrolü’, Önce Kalite Dergisi, KalDer Yayını, Yıl 2., S.6., (Ocak 1994) s.32.

[5] Colin Morgan ve Stephen Murgatroyd, Total Quality Management in the Public Sector, Open University Press, Buckingham Philedelphia, 1997, s.142.

[6] ‘Devleti yeniden keşfetme’ kavramı D. Osborne ve T. Gaebler (1992) tarafından kullanılan orjinal

‘Reinventing government’ tanımından çevrilmiştir.

[7] Yusuf Engin, ‘Kamu Kesimi Çalışma İlişkilerinde Toplam Kalite Yönetimi’, Kamu Yönetiminde Kalite 2. Ulusal Kongresi, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü, yayın no:296, Ankara, Eylül 1999, s.34.

[8] Yusuf Engin, a.g.k., s. 34-35.

[9] Colin Morgan ve Stephen Murgatroyd, Total Quality Management in the Public Sector, Open University Press, Buckingham Philedelphia, 1997, s.175.

[10] Colin Morgan ve Stephen Murgatroyd, a.g.k., s.54.

[11] Colin Morgan ve Stephen Murgatroyd, Total

Quality Management in the Public Sector, Open University Press, Buckingham Philedelphia, 1997, s.185-186.

[12] Gültekin Yıldız, İşletmelerde Toplam Kalite Yönetimi: Toplam Kalite Yönetimine Geçişte Stratejik Bir Yaklaşım, Sakarya Üniversitesi, Yayın No, Sakarya, 1994.

[13] Daha geniş bilgi için http://www.degirmendere bld.gov.tr/ adresine göz atınız.

[14] Murat Kuş, Kalite Kavramı, AB Kalite Politikası ve Türkiye’deki Kalite Faaliyetleri, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Avrupa Topluluğu Koordinasyon Genel Müdürlüğü, Ankara, Mart 1999,

 

Devrim Dirik, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisligi Bölümünde öğrencidir.

E-posta: devrim1907@yahoo.com

İsmail Özdemir, Zenithmedia Medya Planlama Asistanı olarak görev yapmaktadır.

E-posta: iozdemir@alumni.bilkent.edu.tr

Bu makale KalDer tarafından 9. Ulusal Kalite Kongresi bünyesinde düzenlenen Devlet Yönetimi'nde Toplam Kalite konulu makale yarışmasında birincilik ödülüne layık görülmüştür.