İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar


 

Tasarım Sürecinde Altı Sigma A

 

 

Sigma seviyesi, proseslerin yeterliliği ifade eden bir ölçüttür. Proseslerin sigma seviyelerinin artması demek, değişkenliğin azalması ve hata oranlarında parabolik iyileştirmeler anlamına gelmektedir.

Artık globalleşen dünya ekonomisinde müşteriler, tedarikçilerinden çok daha yüksek kalite seviyesi beklemektedir. % 99 yeterli bir proses 3.8 sigma anlamına gelmektedir. Örneğin elektrik enerjisi üretilen bir tesisde, proseslerin %99 iyi olması demek, bir ay içinde 7,2 saat elektrik kesintisi olabileceğini ifade etmektedir. Altı sigma pro-seslerinde ise bu süre sadece 8,8 saniye dolaylarındadır.

Kurumların sigma seviyeleri ile kalite maliyetleri arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır.

İki sigma seviyesindeki kuruluşlarda toplam hasılatın ortalamada %35'i kalitesizlik maliyeti olarak boşa harcanmaktadır. Üç sigma seviyesinde kaynak ısraf oranı %25 dolaylarına düşerken, Altı Sigma seviyesinde %10'un altına inmektedir. Her sigma seviyesi arttırmak demek, işletme karlılığında %10-5 artış anlamına gelmektedir.

Altı Sigma Metodolojisinde de amaç, süreçlerimizde sıfır hata oranlarına yani mükemmellik modeline ulaşmaktır. Bu doğrultuda Altı Sigma metodu kesinlikle TKY'ne alternatif bir model değil, aksine TKY'ni bütünlüyen bir metodolojidir. Altı Sigma metodolojisi, mükemmellik modeli için, neler yapmamız gerektiğinden çok, nasıl yapabileceğimizin yöntemlerini tariflemekte, bu amaçla veri bilimi (istatistik) teknikleri, kolay ve uygulanabilir araçlar olarak süreç iyileştirmelerinde kullanmaktadır.

Altı Sigma metodolojisinin temel adımları;

Ölçüm ve Tanımlama Aşaması -  Mevcut süreç doğru ölçülüyor mu? Ölçülüyorsa yeterliliği nedir?

Analiz Aşaması - Hatalar nerede ve ne zaman oluşur?

İyileştirme Aşaması - Süreç yeterliliği nasıl Altı Sigma olabilir? Önemli az etmenler nelerdir?

Kontrol Aşaması - Kazancın sürekli olması için nasıl bir kontrol sağlanmalıdır?

Herhangi bir şeyi iyileştirmek için, önce ölçebiliyor olmanız gerekir. Ölçemediğiniz hiç bir sorununuzu iyileştiremezsiniz. Oysaki, ölçmeden, analiz etmeden yapacağımız iyileştirmeler, problemlerin kök nedenini giderici iyileştirmeden çok, yangın söndürme davranışlarıdır. Yangın söndürüldükten bir müddet sonra  aynı problem, çok daha rahatsız edici boyutlarda yeniden ortaya çıkabilmektedir.

Değişkenlik

Altı Sigmanın en önemli kavramlarından biri değişkenliktir. Çünkü değişkenlikler ürün veya proseslerimizde hata oluşmasına neden olmaktadır. Buna karşın maalesef değişkenliğin olmadığı bir proses düşünülemez. Her prosesde değişkenlik vardır, önemli olan ise değişkenin niteliği ve büyüklüğüdür. Proseslerimizin yeterliliğini ifade etmek için sadece proses ortalamalarını değil, ortalama ve değişkenliği birlikte kullanmamız gereklidir.

Bir tasarımcı, müşteri beklentisi doğrultusunda tasarım ölçülerini belirtmektedir. Fakat pro- seslerde değişkenlik olacağını düşünerek, değişkenlikleri sınırlandırmak amacı ile tasarım ölçüsüne alt ve üst limitler belirlemektedir. Hatalar ise bu alt ve üstlimitlerin dışında kalan üretimler ile oluşmaktadır. Amacımız değişkenlikleri küçük, ortalamaları ise hedefde olan prosesleri geliştirebilmektir. Fakat değişkenlikleri azaltmak hiçde kolay değildir.

Son ürünümüzde oluşan değişkenlikler hatalı ürünlere neden olmaktadır. Amacımız ise son üründeki hataya neden olan değişkenlikleri azaltmaktır. Bu amaçla son ürünümüze hiç bir şey yapamayacağımız için, prosesimizin önemli girdileri ile oynayarak, son üründeki değişkenliğimizi azaltmaya çalışırız. Girdi değişkenliklerimizi küçülterek çıktı ürünümüzdeki hataları yok etmeyi hedefleriz. Bu önemli az girdileri doğru belirlememiz halinde, çıktı değişkenliğimizi girdilerimiz cinsinden ifade eden bir matematiksel model oluşturabiliriz. Bu model her zaman için %100 doğru bir deklem olmamasına karşın, istatistik sayesinde elde edilen, işimizi daha iyi yapmamızı temin edecek faydalı bir deklem olacaktır. Hataları azaltmak için üretimcilerden beklediğimiz şey, bu model doğrultusunda değişkenlikleri azaltmaktır.

Tasarım ve Altı Sigma

Kuruluşların başarısı, ürettikleri ürün ve hizmetlerin, zamanında, en düşük maliyetle ve fonksiyonunu yerine getirme yeterliliği ile doğrudan bağlantılıdır. Ürün maliyetinin %75'i tasarım aşamasında belirlenmektedir. Dolayısıyla tasarımda yapacağımız iyileştirmeler rakiplerinize karşı önemli üstünlükler sağlayacaktır. Altı Sigma metodundu başarı ile uygulayan firmaların en önemli kazançları 'Design For Six Sigma' (Tasarım Süreçlerinde Altı Sigma) uygulamalarından elde edilmektedir.

a) Tasarım Toleransları : Tasarımcılar nominal tasarım ölçülerine üretim süreçlerinde oluşabilecek değişkenlikleri sınırlandırmak amacı ile tole- ranslar belirlemektedir. Genellikle bir tasarımcı olabilecek en kötü durumu dikkate alarak, kendilerini güvenceye alacak  minumum toleransları kullanmaktadır. Oysaki dar tolerans demek, yüksek ürün maliyetidir.  İyi bir tasarımcı, tasarım toleranslarını belirlerken, gerçekten müşteri beklentilerini iyi analiz ederek, bu doğrultuda değişkenlikleri sınırlandırmalıdır. Müşterinin önemsemediği ölçülere dar toleranslar belirlemek yerine, gerçekten önemli ölçülerde düşük değişkenlik talep etmelidir. Oysaki üretim süreçlerinde tasarımda belirlenen bu dar toleranslar dahilinde üretim yapabilmek için oluşan hurdaları, yeni yatırımları ve kontrolleri düşünecek olursanız maliyetlerin ve kaynak israflarının boyutlarını doğru tahmin edebilirsiniz.

b) Ürün Karmaşıklığı : Üretimin proseslerinde ürün üretimi için  kullanılan parça adetleri  ve ara proses sayıları üretimin karmaşıklığını belirlemektedir. Eğer ürün karmaşıklığınız ne kadar az ise o kadar az hata yapma olasılığınız bulunmaktadır. Dolayısı ile tasarımcılar, yeni bir ürün tasarlarken, mevcut durumdaki üründen daha az sayıda parça ve prosesle tasarımlarını yapmalıdır. Bu durumda üretimin mevcut değişkenlikleri ile uğraşmadan, Toplam Süreç Verimliliğinde önemli artışlar elde edilecektir.

Altı Sigma metodolojisi, işimizi daha iyi yapabilmemiz için neler yapmamız gerektiğinden çok, nasıl yapabileceğimizin yöntemlerini tariflemektedir. Bu amaçla veri bilimi (istatistik) teknikleri, kolay ve uygulanabilir araçlar olarak bizlere sunulmaktadır. Bir şeyi iyileştirebilmek için ölçebiliyor olmamız gerekir, ölçemediğimiz bir süreci iyileştiremeyiz. Ölçme sonucu elde ettiğimiz kıymetli dataları, anlamlı bilgiler haline dönüştürebilmemiz için istatistiksel araçları kullanmalıyız.  Bu sayede çıktılarımızı önemli proses girdileri ile ifade edebiliriz. Çıktımızı en iyi duruma getirmek için ise, Deney Tasarımı ile girdilerimizin optimizasyonunu yapmalıyız.