21. yüzyıla girdiğimiz
bu günlerde dünyada önemli değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler ülkelerin,
ekonomik, sosyal, hukuki yapılarını da etkilemiştir. Değişimi fark eden,
değişimin gereklerini yerine getiren toplumlar çağa uyum sağlamada güçlük
çekmemektedirler. Çünkü yeni sorunlara, klasik yöntemlerle değil, yeni
sorunlara yeni çözümler getirecek teknikleri geliştirip uygulayarak sorunları
aşmaktadırlar. Gelişmiş toplumlar ekonomik, sosyal, hukuki yapıda toplumun
ihtiyaçlarını ön planda tutarak faaliyetlerini sürekli iyileştirmektedirler.
İyileştirmeye bireylerden değil, kurumları esas alarak başlamışlardır. Bireysel kalite anlayışı
yerine, toplam kalite anlayışını benimsemişler. Toplam Kalite Yönetimi, her
hangi bir kurumdaki tüm süreçleri sürekli iyileştirerek, hedef kesimin istek ve
ihtiyaçlarını en iyi karşılayan, kurum-çalışanlar-toplum memnuniyetini sağlayan
bir yönetim stratejisidir. Devletler bir taraftan yapılarını küçülterek yeniden
yapılanmaktayken bazı önemli işlevleri yerine getiren kurumları da topluma daha
iyi hizmet verebilmeleri için yeni stratejiler oluşturmalarına imkan
tanımaktadırlar. Türkiye’de Devlet
toplumun eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım gibi ihtiyaçlarını en iyi
karşılayabilmek için gerekli politikalar izlemektedir. İnceleme çalışmamızda
kamu sektörü olan yerel yönetimlerin hizmetlerinde verimliliği, toplum
memnuniyetini sağlayabilmeleri için Toplam Kalite Yönetiminin bazı koşulların
yerine getirilmesinin üzerinde durulmuştur.
TOPLUM VE ÇALIŞAN ODAKLI OLMAK
Toplam kalitenin
temelinde, öncelikle hedef kesimin istek ve ihtiyaçlarının tespit edilmesi esası vardır. Daha sonra tespit
edilen bu ihtiyaçlara uygun mal ve hizmet sunma çabaları gelmektedir. Yerel
yönetimler, faaliyetlerini yerine getirirken toplumun ve çalışanların öncelikli
ihtiyaçlarını yerinde tespit etmeleri gerekir. Toplumun ve çalışanların,
öncelikli ihtiyaçlarını belirlemede aşağıdaki hususlara önem vermelidirler.
·
Sosyal fayda ilkesini esas almak,
·
En öncelikli ihtiyaçları tespit etmek,
·
Yerel yönetimlerle toplum işbirliğini
sağlayacak hizmet standardını oluşturmak.
·
Toplumu zümrelere ayırmamak (oy veren
veya vermeyen kişi mahalle, sokak)
·
Belediye, halk işbirliğini sürekli
geliştirmek,
·
Yerel yönetimler toplumsal ihtiyaçları
belirlemede bilimsel araştırmalardan da faydalanmalıdırlar.
Toplam Kalite
Yönetimi, düşük maliyette, global hakimiyeti sağlayarak toplumun gözünde tek olmak benzeri olmayan bir kalite,
imaj, teknoloji, alt yapı, ürün, servis sistemi geliştirip uygulayan sistemdir
(DÜREN 2000:36). Toplam Kalite Yönetimi hem iç
hem de dış memnuniyeti bir arada sağlayan bir stratejidir. Dolayısıyla
yerel yönetimler, çalışanlarla, toplum bireylerini birlikte tatmin
edebilmeliler. Bu nedenle yerel yönetimler, memnuniyeti ilke edinen Toplam
Kalite Yönetimini başarıyla uygulamaları gerekir.
SÜREKLİ GELİŞİM
Yerel yönetimler
çevrede meydana gelen gelişim ve değişimleri yakından takip ederek,
faaliyetlerini yeniden planlamalıdırlar. Toplam Kalite Yönetimi, makine ve
teknolojik yeniliklerle sağlanan iş geliştirme yöntemlerine ek olarak,
kuruluşta bulunan herkesin iş geliştirme faaliyetlerine etkin olarak katılımını
ön görmektedir. Toplam Kalite Yönetiminin temel felsefesi olan sürekli
geliştirme anlayışı bu yaklaşımın
özünü oluşturur (PEKER 1997:53).
Yerel yönetimler,
topluma etkin bir hizmet verebilmeleri için faaliyetlerini planlaması,
uygulaması, kontrol etmesi, devam etmesi veya değiştirmesi gerekmektedir. Bu uygulama hizmette mükemmelliğin hiç
bitmeyen arayışıdır. (ŞİMŞEK 2001:14) Yerel yönetimler sürekli iyileştirmeyi,
mükemmelliğe yolculuk olarak kabul etmeliler ve tüm süreçlerinde titizlikle
uygulamalıdırlar.
EĞİTİM
Yerel yönetimlerin içine
düştükleri en önemli hatalardan biri çalışanların verimli olarak
kullanabilecekleri bir eğitim sistemine sahip olmamalarıdır. Yerel
yönetimlerin, ülkemizde başarıya ulaşabilmeleri
öncelikle hız+kalite avantajı yakaladığı ölçüde söz konusu olabilecektir.
Bu farkı yakalamanın yolu ise işini ilk defasında doğru yapan çalışanları
yetiştirmekle olur (TOZKOPARAN 1997:126-128).
Yerel yönetimlerde
hizmet içi eğitimle, kurum kalite bilincini oluşturma ve bunu çalışanların
işine ve davranışlarına aktarması için çeşitli eğitim programları
düzenleyebilirler. Kalite ve insanın mükemmelliğinin özünde eğitim olduğunu
bilmek ve eğitime gerekli yatırımı
yapmak gerekir (PEHLİVAN 1997:132).
Yerel yönetimlerde etkili bir eğitim sisteminin sağladığı avantajlar ise
şunlardır:
·
Eğitim yoluyla, “adamsendecilik” ,
“gemisini yürüten kaptancılık” “kısa yönden köşe dönmecilik” “adamını bul
istediğini yaptırıcılık” gibi çarpık davranış ilkelerinin somut bireysel
başarılara dönüşmesi mutlak surette engellenebilir.
·
Kaynakları toplum yararına verimli bir
şekilde kullanma bilinci oluşur.
·
Yerel yönetimlere, bunun beraberinde,
halkın devlete güveni artar.
·
Doğru bilgilerle donatılmış bir kurum
oluşturulmuş olur.
·
Topluma örnek olabilecek insanlar
yetiştirilmiş olur. Buda toplumsal kültürle kurumsal kültürün bütünleşmesini
sağlar
·
Eğitim yoluyla, personele göre iş yerine,
işe göre personel yerleştirme sistemi oluşturulmuş olur.
·
Yerel yönetimler eğitim yoluyla,
süreçlerini değişen çevre şartlarına kısa sürede uyarlamayı sağlayabilir.
İLETİŞİM
Toplam Kalite Yönetimi etkili iletişim
sayesinde uygulanabilir. İletişim, kurum dışı hedef kitlede yer alan
insanlar açısından kalite hedeflerine dönük kodlanmış bilginin, duygu ve
fikirleri etkileşiminin ve paylaşımının yanı sıra TKY felsefesinin uygulandığı
tüm kurum birimleri içinde sembolleri ve onları ortak bir yapıya getirme
kararlılığı sürecidir. Bu süreç sonunda TKY felsefesi altında bir araya gelen
bireylerin bilgi, düşünce, duygu, tutum ve davranış kalıplarının iletişim ve
etkileşim yoluyla bireyler arasında paylaşıldığı görülmektedir (5.ULUSAL KALİTE
KONGRESİ 1996:948).
Yerel yönetimler
TKY’yi hayata geçirebilmeleri için hem kurum içi hem de kurum dışı iyi bir
iletişim ağı oluşturmaları gerekir. Etkili bir iletişim sayesinde öncelikli
belirlenmesi gereken amaçlar, daha kısa yoldan belirlenebilir. İletişim, yerel
yönetimlere halkla ilgili çalışmalarda halkın kurum hakkında objektif
bilgilerinin açıklıkla ortaya koymasını sağlar. Çünkü iletişim, yerel
yönetimlere yöneltilen eleştirileri açıkça ortaya çıkarır. Yönetim de bu
eleştiriler doğrultusunda faaliyetlerini gözden geçirip yeni stratejiler
oluşturur. Kısacası iletişim, kurum-toplum arasında oluşturulan sosyal bir
bağdır. Günümüzde tartışılan konulardan birisi de yerel yönetimlerin doğal
afetler karşısında yetersiz kalmasıdır. Örneğin, sel baskını, yangın, ulaşım,
temizlik gibi önemli hizmetlerin yerine
getirilmesinde çeşitli eleştirilerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Yapılan
eleştirilerin olumlu hale çevrilebilmesi için etkin bir iletişim düzeni
kurulmalıdır. Yerel yönetimler toplumun bu ihtiyacını her an ve her yerden
ulaşabilecek bir iletişim ağı kurulması ile karşılayabilirler.
TAM KATILIM
Toplam Kalite Yönetiminde herkesin etkin
katılımı önemlidir. Katılım sadece kalitede sürekli gelişimi değil ortaya
çıkabilecek sorunların çözümünde önemlidir. Katılım sayesinde çalışanların
motivasyonu sağlanabilir. Personelin motivasyonu sayesinde yerine getirecekleri
görevlerde daha verimli olur. TKY entegre bir sistemdir, durum tespiti ile başlar.
Son ürün veya hizmetin vatandaş tarafından kullanımıyla son bulur. Hatta
vatandaş sadakati sağlama çabalarıyla devam eder, yeni bir isteğin alınmasıyla
başlayan sürekli bir çevrimdir (AKGÜL 1998:25).
Yerel yönetimler
faaliyetlerini yerine getirirken toplumun katılımını da sağlamalıdırlar. Çünkü
faaliyetlerin temelinde sosyal fayda vardır. Sosyal fayda ilkesi gereği hem
çalışanlar hem de toplum bireyleri tatmin edilip, alınan karar ve uygulamalarda
destekleri sağlanmalıdır. Yerel yönetimler toplumsal çevre ile doğrudan
alışveriş içerisindedir. Çevreden hizmetlerin yürütülmesi için çeşitli vergiler
toplamaktadırlar. Bu vergilerin karşılığı ise toplumun temel ihtiyaçları olan
sağlıklı çevre düzeni, alt yapı, ulaşım vs. hizmetleri sunabilmektir. Tam katılım
sayesinde bu hizmetlerin daha verimli ve rasyonel olması sağlanır.Yerel
yönetimler planlarını oluştururken her türlü gelişme ve değişmeleri dikkate
almak, plana gerekli esnekliği vererek,
toplumun katılımı da sağlanabilmeli. Örneğin, hava kirliliğine, çevrenin
kirletilmesine karşı yerel yönetimlerin toplumla birlikte hareket etmesi
zorunluluktur. Halkı çeşitli seminerler düzenleyerek çevreye karşı daha duyarlı
olmalarını ve gönüllü olarak birlikte hareket etmeleri hususunda aydınlatmak
gerekir. Yapılan araştırmalar gürültünün, çevre kirliliğinin, doğal
kaynakların, enerjinin olumsuz kullanılması sonucu insan sağlığı üzerine olan
etkilerini ortaya koymuştur. İşte bu olumsuzlukları giderebilmek için tam
katılımı esas almak gerekir (BAŞ 1996:7).
YÖNETİMİN SORUMLULUĞU
İnsanların doğal
yapılarında değişime karşı bir direnme söz konusudur. Var olan bir düzenin
değişmesini istemezler veya gereksiz görürler. Bu nedenle yönetimin TKY’yi
uygulamaya geçiş kararını verdikten sonra, gerçekleştirilmesi gereken sorumluluklardan
en başta geleni, çalışanların psikolojik olarak bu değişikliğe hazır olmalarını
sağlayan bir ortamın oluşturulmasıdır. Bu amaçla, adeta bir reklam kampanyasını hatırlatan
uygulamalar ile herkesi meraklandırmak ve daha iyiye götürülecek bir yolculuğun
heyecanına sokmak gerekir. Örneğin üst yönetimin tüm çalışanlarının isimlerine
gönderdiği TKY felsefesine ilişkin ilgi çekici mesajları içeren mektuplar,
duvarlara asılan posterler, varsa kurum yayınlarından yazılan yazılarla
çalışanların TKY’yi merak etmelerini ve geçiş ilkelerini körükleyen araçlar
olarak kullanabilmelidirler (YENERSOY 1997:197).
Yerel yönetimler,
TKY’nin felsefesini kurum çalışanlarına ve topluma aktarmada üniversitelerin
ilgili bölümlerinden bu konuda uzman olan bilim adamlarından yararlanarak
çeşitli seminerler, konferanslar ve paneller düzenleyebilirler.
TAKIM ÇALIŞMASI
Takım, ortak bir amaç, hedef ve yaklaşımları
benimsemiş belli bir süreci ve sürecin bir kısmında sorumlu olmak üzere
yetkilenmiş (karar verme, planlama, uygulamaya alma, kaynak kullanımı) ve
gerekli bilgi beceri ile donatılmış grup olarak tanımlayabiliriz (YEDİEVLİ
1997:29). Yerel yönetimlerin yapıları incelendiğinde takım çalışmalarına daha
uygun bir yapıya sahiptir. Çünkü faaliyetteki çeşitlilik takım çalışmasının
oluşturulması için bir avantajdır. Ancak üst yönetim kurum çalışanlarını
gönüllü olarak ekip çalışmasına sevk ederek motive etmelidir. Gönüllü çevre
grupları, can kurtarma için ilk yardım grupları, eğitim gönüllüleri gibi
takımlar oluşturulabilir. Takım çalışmasının toplam kaliteye ulaşmada bir amaç
olarak değil bir araç olarak görmek gerekir.
YENİDEN YAPILANMA
Toplam kalite
yönetiminin bir kurumda başarıyla uygulanabilmesi için, örgüt yapısının bu
sistemin felsefesine uygun olması gerekir. Yerel yönetimler TKY
uygulayabilmeleri için yukarıdaki koşullara bağlı olarak yeni bir organizasyon yapısı oluşturmaları
gerekecektir. TKY felsefesine uygun bir yapının özelliklerini birkaç noktada
toplamak gerekirse:
·
Toplum ihtiyaçlarını en iyi karşılamayı
ilke edinen bir yönetim stratejisi,
·
Eğitimi kurumsallaştıran, eğitime
yeterince kaynak ayıran etkin bir yönetici,
·
Toplum ve çalışanların katılımını
sağlayan açık bir organizasyon yapısı,
·
Hizmet sunmada eşitlik ilkesini esas alan
kurumsal strateji,
·
Değişime açık, yönlendirici, yol
gösterici bir üst yönetim,
·
Güvene dayalı iletişime açık bir
organizasyon yapısı,
·
Liyakat esasına dayalı görevlendirme,
·
Ekip çalışmasına açık bir organizasyon
yapısı,
·
Mükemmelliği hedef alan ve bu doğrultuda gerekli çabalar harcayan
bir kurum kültürü,
·
Bireysel kalite değil toplam kalite
esasını benimseyen,
·
Faaliyetlerden elde edilen sonuçları
değerlendirip, sürekli gelişmeyi ilke edinen bir organizasyon yapısı TKY
geçişte uygulamayı kolaylaştıran,
·
Toplam Kalite Yönetiminin uygulanmaya başlandığı
ilk dönemlerde, kalite kurul ekiplerinin kurulması, kuruma ait kalite el
kitabının oluşturulması, çalışanların gönüllü katılımını sağlayacak,
·
Bütün bunları geri besleme yöntemiyle
pekiştirebilen bir organizasyon yapısı oluşturmaları gerekir.
Kaynakça
AKGÜL, Aziz, Toplam
Kalite Yönetim Sistemi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Mükemmelliğe Doğru Yolculuk
Merkezi Yayın No:1 Ocak 1998
BAŞ, Melih, Kentsel
Çevre Yönetiminde TKY Persektifi, Önce Kalite Dergisi, KalDer Yayını, Yıl:4,
Sayı:17
DÜREN, Zeynep, 2000’li
Yıllarda Yönetim, Alfa Basın Yayın
Dağıtım, İstanbul 2000
PEHLİVAN, İnayet, Türk
Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitimin Sorunlarının Araştırılması,
Verimlilik Dergisi
1997
PEKER, Ömer, Toplam
Kalite Yönetimi Ve Kamu Hizmetinde
Kalite, Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt:5, Sayı:6,1996
ŞİMŞEK, Muhittin,
Toplam Kalite Yönetimi, Standart Dergisi, Sayı:472, Nisan 2001
TOZKOPARAN, Güler,
Sıfır Hatalı İnsanı Yaratmak İçin Eğitimde TKY, Verimlilik Dergisi, MPM Yayını,
Sayı:1997
YENERSOY, Gönül,
Toplam Kalite Yönetimi, Rota Yayınları, İstanbul 1997
YEDİEVLİ, Samih,
ERSEN, Cem, Takım Çalışması Sistematiği-TAS, Önce Kalite Dergisi, Kış 1997
5.
ULUSAL KALİTE KONGRESİ, Toplam Kalite Yönetimi ve Siyasette Kalite, 13-14 Kasım
Özgeçmişler Tebliğler,TUSİAD-KALDER Yayını 1996