Sigma, Yunan
alfabesindeki bir harfin adıdır. Büyük
harf sigma genellikle toplam simgesi
olarak (·) ünlüdür. Küçük harf olarak da (s) özellikle istatistikte ve istatistiksel süreç kontrolunda çok önemli
bir ölçüt olan, standart sapmanın
simgesidir.
Standart sapma istatistiksel olarak bir dağılma, yayılma,
sapma, farklılaşma(heterogenlik) ölçütüdür. Belirli koşullarda oluşan değerler
arasındaki farklılaşma ne kadar büyükse, standart sapması da o denli büyük bir
değer olarak hesaplanmış olur. Tersine
benzeşiklik(homogenlik) düzeyi
arttıkça, yani farklılıklar azaldıkça, bunların ölçüsü olan standart
sapma da küçülür. Çok ileri ve iddalı bir hedef, sıfır sapmalı(sapmasız) sistemlere, süreçlere
sahip olabilmektir. Bu özlemin kalite dünyasındaki karşılığı “sıfır kusur” ve “sıfır tolerans”
kavramlarıdır. Yani üretim sistemimiz ve dolasıyla süreçlerimiz hedef değerlere uygun olarak
ayarlanabilecek ve ürünlerimiz de hep sapmasız olarak bu
değerlere sahip olacak ???
Kusurlu oranının sıfır olmasını güvenceye alacak ya da üretimi
sıfır toleransla gerçekleştirecek sistem
oluşturmak çok yüksek bir
hedeftir. Bunu biraz gerçekçi olarak
şeçelim dersek, önce şu soruları yanıtlamamız gerekir:
·
Kullandığımız teknoloji ne kadar sapmayla çalışmaya uygundur?
·
Uymak zorunda olduğumuz ulusal ya da uluslararası standartlara
göre zorunlu toleranslar en az ne kadardır?
·
Kullandığım girdiler ne denli sapmasız olabilecektir ?
·
Uyguladığım yöntemler ne denli
sapmalıdır?
·
Çalışanların bilgi, deneyim, beceri,
motivasyon düzeyi ne denli sapmasızlığa
uygundur?
·
Yönetim sistemimiz katılımcılığı,
bireysel gelişmeyi ne ölçüde sağlayabilmektedir ?
·
İyileştirme-geliştirme- araştırma kültürü
ne ölçüde gelişmiştir ve kusursuzluk /
sapmasızlık arayışında katkısı ne
olacaktır ?
·
Gelişen ve değişen bilgi kaynakları ile
ne denli buluşabiliyoruz ve bunun gelişmemize katkısını ne ölçüde güvenceye alabiliyoruz ?.
·
Başkalarından, daha iyi olanlardan ne denli öğrenebiliyoruz ?
·
...............................
Yukarıdaki soruların
olumlu sonuç verecek şekilde yanıtlanmasını güvenceye alacak sistemin toplam kalite yönetimi olacağını tartışmak
bile yersiz ve gereksizdir sanırım.
Bu sorulara, kendi
gerçeklerimize uygun olarak vereceğimiz yanıtlar sonunda standart sapmamızın (sigmamızın) ne kadar
büyük olabileceğini, dolayısıyla ne oranda kusurluya razı olmamız gerekeceğini belirleyebileceğiz.
Benzer şekilde
4.5-Sigma ya da 5-Sigma olanakları da gündeme
gelebilecektir.
Sonuç olarak
vurgulamak ve altını kalınca çizmek zorundayız ki,
1. Kusurlu
oranını milyonda 3.4 düzeyine düşürmenin sihirli
formülü
6-Sigma değil, işletme koşullarının, 6-Sigmayı
uygulayabilecek bir standart sapma
düzeyine gelebilmiş olmasıdır.
2. Standart sapması
(sigma) yeterli düzeyde küçük olmayan
işletmelerde
6-Sigma yaklaşımının
anlamlı olarak uygulanamayacağı açıktır.
Uygulamanızın adını 6-sigma
koyabilirsiniz, ama aldığınız sonuçlar
buna uygun olamayacaktır.
3.Altı sigma uygulanabilecek işletme koşullarını
oluşturmanın, güvenilirliği kanıtlanmış, yolu
Toplam Kalite Yönetimidir.
4. Toplam Kalite
yönetimi araç ve yaklaşımlarını, yeni olduğunu sandığımız yöntemlerin içine yerleştirerek, toplam
kalite yönetimine seçenek üretme arayışını artık terk etmeliyiz. Yakın geçmişte
de Reengineering, Taguchi yöntemi gibi araçlar neredeyse toplam kalite
yönetimine seçenek olarak sunulmaya çalışıldı.
5.
İşletme başarısı için önemli olan, iyileşmeyi /gelişmeyi sürekli hale
getirebilmektir. Dolayısıyla, bu amaca
hizmet edecek yeni araçları toplam kalite yönetimi ile buluşturmalıyız.
Bu bağlamda, Altı sigma yaklaşımı da bir
Toplam Kalite Yönetimi aracı olarak benimsenmelidir. Toplam kalite yönetimi ile
koşulları uygun hale getirilmiş işletmelerde 6-Sigma uygulanması zaten
kaçınılmaz şekilde gündeme gelecektir ve gelmelidir.