İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar


 

KalDer Forum Temmuz-Ağustos-Ey

ISO 14001 neler kazandırıyor?

Dünyada Çevre Yönetim Sistemi uygulayan kuruluşların kazanımları neler?

Yard. Doç. Dr. Nihal Erginel

ISO 14000 serisi standartlar 1996 yılında yayınlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. Daha önceleri ise, 1992’de yayınlanan ve 1994’de revize edilen, bir İngiliz standardı olan BS 7750 kullanılmaktaydı. ISO 14000 serisi standartlar her çeşit organizasyon için kullanılabilir niteliktedir. Hammaddeden ürünün üretim/ kullanım/ atılma aşamasına, yardımcı sanayiden atık bertaraf tesislerinin denetimine kadar geniş kapsamlıdır. Amaç, hammadde/ yarı mamül alımında, yatırımlarda, indirek malzeme/ hizmet alımlarında, tasarım ve üretim aşamalarında maliyet ve kalitenin bir seçim kriteri olarak kullanıldığı gibi, üçüncü kriter olarak da çevre kriterinin dikkate alınmasıdır.
ISO 14001 önemli çevresel etkilerini ve bundan da fazla olarak beklenen etkilerini kontrol ederek yönetmek için bir çerçevedir. ISO 14001 gönüllü bir anlaşmadır, sistem esaslıdır, sistemin güvenirliliğine dayanır, bireysel uzmanlık işi değildir. (Cascio, 1996)
ISO 14000 serisi standartlar Şekil-1’de verildiği gibi iki başlık halinde toplanabilir. ISO 14050 ise, Terimler ve Tanımlara ilişkin bir standarttır.
ISO 14001’in dünyadaki gelişimi
Aşağıda dünyada öncülük yapan kuruluşların ISO 14001 ÇYS’nden sağladıkları kazançlardan ve faaliyetlerinden çarpıcı olanlarından örnekler verilecektir. Bu örnekler Elwood ve Case’in “Private Sector Pioneers” adlı makalesinden elde edilmiştir.

Rakipler arasında kuruluş ve ürünlerin belirgin olması:
Kuruluşlar artık üretim ve ürünlerinin çevre ile dost olmasını, rekabet üstünlüğü sağlayacak bir pazarlama aracı olarak kullanmaktadırlar. Bu pazarlama aracının farkında olmayan kuruluşlar ise, müşterilerin ürünleri tercih etme sebebi olarak çevresel özelliklerin varlığının bir üstünlük olduğunu gördüklerinde, çevresel faaliyetlere hız kazandırmaya başladılar.
‚ 94 yılında Dutch adlı tüketim dergisi, Sony televizyonlarını “akıllı" seçim, diğer iki firmanın televizyonlarını ise “en iyi” seçimler olarak derecelendirdi. Aralarındaki en önemli fark ise, çevresel performans idi. Bu sonuçların yayınlanmasından sonra, Sony’nin Hollanda’daki pazar payı %11.5 oranında geriledi. Rakiplerinin pazar payları ise sırasıyla %57.1 ve %100 arttı. Aynı yıl Sony özel bir çaba sarfederek “Greenplus Project” adı altında yeni bir program başlattı. Bu program sıkı çevresel kriterler belirleyerek ve ürünlerin bu kriterlere uyumunu sağlayarak Sony ürünlerinin çevresel performansını arttırmak üzerine odaklandı. 2000 ilkbaharına kadar 500’den fazla Sony ürününe “Greenplus” özelliği kazandırıldı. Sony bu çalışmalarının sonuçlarını görmeye başladı. 1998 yılında Test dergisi Sony televizyonlarının çevresel performansının rakip ürünlere göre daha üstün olduğunu yayınladı ve Sony’nin Hollanda’daki pazar payı da düzenli bir şekilde artış gösterdi.
‚ 1996 yazından itibaren Volvo otomobillerini, Japon tüketicilere üretim ve kullanım aşamasındaki çevresel etkileri ve herbir modelin geridönüşebilme özellikleri hakkında bilgilendirme yaparak pazarlamaya başladı. Bu çevresel bilgilendirmeden sonra Japonya’daki Volvo otomobillerinin pazar payı %17 artarak 20.500 adet/yıl’dan 24.000 adet/yıl’a ulaşmış olduğu görüldü. Satışların artması ve çevresel performans arasında sayısal bir ilişki kurmanın zor olmasına rağmen Volvo, ürünlerinin çevresel performansının etkisi olduğunu düşünüyor. Sonuçta, Volvo şimdi Avrupa, Avustralya ve Amerika’daki otomobillerinin çevresel özellikleri hakkında bilgi toplamaktadır.

Maliyet tasarrufunun
sağlanması:
ÇYS üzerine odaklanmak, o güne kadar farkında olunmayan, -özellikle kimyasal malzeme- maliyet kalemlerinin incelenmesini getirmektedir.
‚ DaimlerChrysler 1997 yılında yaklaşık 45 milyon $ tasarruf sağlamış ve kirlenmeye sebep olabilecek atıkları 110.580 ton azaltmıştır. Bu tasarrufun büyük bölümünü, tüm kimyasal malzemelerinin satın alımlarını dikkatli bir şekilde izleyerek ve takip ederek sağlamıştır. Aşırı miktarda kimyasal malzeme satın alımlarının önüne geçilmiş, mümkün olduğu durumlarda tehlikeli kimyasal malzemeler, daha az tahlikeli olanlar ile değiştirilmiş, böylece önemli ölçüde atıkları elden çıkarma maliyetinde azalma sağlanmış, satın alınan plastik hammaddelerin sayılarında azaltıma gidilmiş, böylece maliyet azaltılırken fabrika içinde geri dönüşüm olanakları arttırılmış ve enerji tasarrufları araştırılmıştır.
‚ PSE&G kimyasal malzeme tedarikçilerinin sayısını 270’den sadece 9’a indirerek ve satın alma sürecini kolaylaştırarak 2 milyon $’lık bir tasarruf sağlamıştır. Yeni sistem PSE&G’yi aşırı stok maliyetinden, kullanım süresi geçmiş kimyasal malzemelerin atımından ve gereksiz kimyasal malzemelerden kurtarmıştır.

Endüstriyel eğilimlere katılma:
‚ Pekçok kuruluş önümüzdeki yüzyılın en önemli endüstriyel amacının çevresel açıdan tercih edilen ürünleri sunabilmek olduğunu ileri sürmektedirler. Çevreye dost ürünler sunmak, ürün için çevreyle dost parçaların satın almasını, kullanmasını dolayısıyla çevreyle dost ürünleri satan kuruluşların belirlenmesini gerektirmektedir. Bu tür ürünleri belirlemek için Japon Hükümeti’nin “Green Purshasing Network” veri tabanını bugüne kadar 1800 Japon firması ziyaret etmiş ve ürünlerin çevresel özelliklerini karşılaştıran “Çevresel Veri Tabanı" adlı kitapçık 10.000 kopyadan fazla satılmıştır.
‚ Benzer bir şekilde, 368.000’ den fazla kişi, kâr amacı gütmeyen ve 33 ürün katagorisinde, çevre ile dost ürünleri tavsiye eden Green Seal kuruluşunun bilgilerine başvurmuşlardır. Green Seal kuruluşu aynı zamanda, 450 üyesine mevcutta satın aldıkları parçalarını çevresel açıdan değerlendirmesi ve “yeşil” satın alma programlarını geliştirmesi için yardım etmektedir. Bu kuruluş aylık olarak çevresel açıdan tercih edilebilecek ürünlerin listesini “Choose Green Report” adı ile yayınlamaktadır.

Özel sektörün çevre öncelikli satın alma faaliyetleri:
Kuruluşlar satın alma faaliyetlerinde hammadde, indirekt malzeme, yarı mamullerin çevresel özelliklerini de dikkate almaya başlamışlardır. Özellikle kimyasal malzeme kullanımlarını tekrar gözden geçirerek, var olan kimyasal malzemelerin sayılarını ve miktarlarını azaltmışlar veya daha az çevreye zararlı kimyasal malzemeleri kullanmışlardır. Yarı mamullerde ise, bunları üreten firmaların çevresel etkilerini göz önüne almışlardır.
‚ DaimlerChrysler 1.700’den fazla kimyasal malzeme veya bileşenlerini izlemek için çeşitli vertabanları kullanmaktadır. Bu vertabanları, firmanın kullanmış olduğu 760’dan fazla maddenin çevresel sağlık ve güvenliği ile ilgili bilgileri içermektedir. Bu bilgilerden malzemenin potansiyel güçlü etkileri veya elde tutma / bertaraf etme maliyetleri, zehirlilik, hacim, emisyon, malzemenin geçtiği operasyon sayıları, operatörlere potansiyel risk, kansorejen potansiyeli, genetik değişim potansiyeli gibi veriler derlenerek, 100’den fazla kimyasal malzeme yasaklanmış ya da miktarı önemli ölçüde azaltılmıştır.
‚ Canon, Sony, NEC, Tokyo Gas ve birçok Japon firması, kullandıkları tüm malzemeler için malzemeleri çevresel özelliklerini dikkate alarak onaylı malzeme listeleri oluşturmuşlardır. Satın alma kararından önce malzemenin onaylı olup olmadığına bakmaktadırlar.
‚ Tokyo Gas, ofis malzemelerini çevresel açıdan değerlendirerek, 23 tanesini üstün olarak tanımlamıştır. Firma önce en çok kullandığı ofis malzemeleri olan fotokopi kağıdı, kırtasiye, post-it, silgi, kurşun kalem, tükenmez kalem üzerine yoğunlaşmıştır.

Enerji / su verimliliği
programları:
Kuruluşlar ISO 14001 çerçevesinde, enerji ve doğal kaynakların kullanımlarındaki etkinliği de sorgulamakta ve verimliliği geliştirici projeler ile parasal kazanç sağlamaktadırlar.
‚ Anheuser-Busch 2000 yılında 500 milyon galon su, 2 trillion (British Termal Birimi) enerji ve 60 milyon $ maliyet tasarrufu sağlamıştır. Florida’daki SeaWorld parkı enerji verimliliği yüksek chiller sayesinde yılda 1,5 milyon-kilowatt-saat enerji ve yaklaşık 100.000 $ maliyetten tasarruf elde etmiştir.
‚ IBM, 1997 yılında genişletilmiş enerji koruma programı sayesinde 27 milyon $ tasarruf sağlamıştır. Bu program enerji verimliliği yüksek üretim teknolojileri yatırımları üzerine odaklanmıştır.
‚ McDonalds başlattığı ‘Green Lights’ programı ile, enerji verimliliği yüksek elektrik lambalarının kullanılmasını teşvik etmiş ve yıllık 30.500 kilowatt enerji tasarrufu sağlamış, bu elektrik faturasının %40 azalmasına sebep olmuştur.
Ortaya konan bu gelişim ve kazançlar kuruluşlara daha etkin bir ÇYS oluşturması için örnek teşkil etmektedirler. Önemli olan üst yönetimin desteğini sağlamak ve çalışmaları hızlandırmaktır.

Sonuç
ISO 14001 standardına uyum şu an için gönüllü yapılmaktadır. Ancak firmalar özellikle ihracatta, bunun bir zorunluluk haline geldiğini görmeye başlamışlardır. Dünyaca ünlü kuruluşların bahsedilen çevresel faaliyetleri, ÇYS’nin dünyadaki boyutlarını gözler önüne sermektedir. Firmalar rekabet gücünü kaybetmemek için çevresel faaliyetlere önem vermeli ve üzerinde yoğun bir biçimde çalışarak firmaya katkılarını da ortaya koymalıdırlar. KF

Kaynakça:
[1] Cascio, J., Woodside, G., Mitchell, P., ISO 14000 Guide, The New International Environmental Management Standarts, McGraw-Hill, 1996
[2] Cascio, J.edt, The ISO14000 Handbook, ASQ Quality Press, 1996
[3] Elwood, H., Case, S., Private Sector Pioneers, Greener Management International, Issue29, p70, 25p, 2000
[4] ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri Standardı, 1996
[5] Musubeyli (Erginel) N., Burnak N., Çevre Yönetim Sisteminin Oluşturulması, YA/EM’96, XVIII Ulusal Kongresi, Bildiriler Kitabı, sy: 132-135, 1996
[6] Wilson W. G., Sasseville D. R., Sustainning Environmental Management Success, Wiley Quality Management Series, 1999

Nihal Erginel,
Anadolu Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü
E-posta: nerginel@anadolu.edu.tr

ISO 14000 ÇEVRE YÖNETİM STANDARTLARI


Çevre Yönetim Sistemi
ISO14001, ISO14004
Çevre Denetimi
ISO14010, ISO14011-1, ISO14012
Çevre Performans Değerlendirmesi ISO14031
ORGANİZASYON DEĞERLENDİRMESİ
Mamul Standartlarındaki Çevre
Özellikleri ISO14060
Çevre Etiketlemesi ISO14020, ISO14021, ISO14022, ISO 14023, ISO14024
Hayat Boyu Değerlendirme ISO14040, ISO 14041, ISO14042, ISO14043
ÜRÜN DEĞERLENDİRMESİ
Şekil-1: ISO 14000 Standartlar Ailesi (Cascio, Woodside, Mitchell, 1996)

ÇYS’nin 5 Adımı

ISO 14001’de ÇYS’ni oluşturmak için beş temel adım tanımlanmıştır:
1. Çevre politikası
2. Planlama
3. Uygulama ve işletme
4. Kontrol ve düzeltici faaliyet
5. Yönetimin gözden geçirmesi

Çevre Politikası:
Kuruluşlar öncelikle çevre politikasını oluşturmalıdırlar. Çevre politikası oluşturulurken, (a) politikanın faaliyet, ürün ve hizmetlere uygunluğunu, (b) sürekli gelişmeyi ve kirlenmenin önlenmesi hakkında taahütleri, (c) çevre mevzuat ve yasal düzenlemelere uyulacağını, (d) çevre amaç ve hedeflerinin belirlenip, gözden geçirilmesindeki sorumlulukları, (e) çalışanlarının katılımının sağlanmasını ve (f) istenildiğinde gösterilmek üzere kamu oyuna açık tutulduğunu, içerdiğine dikkat edilmelidir.

Planlama:
Kuruluşlar çevreye verdikleri tüm etkileri belirlemeli ve bunlar içinden çevreye etkisi önemli olanları tesbit ederek kontrol altında tutma ve sürekli iyileştirme çalışmaları yapmalıdırlar. Çevresel etkiler öncelikle çevre mevzuat ve yasal düzenlemeler ile karşılaştırılmalı ve uyumları sağlanmalıdır.
Çevresel etkiler aşağıdaki başlıklarda toplanabilir: (Wilson, Sasseville, 1999)
‚ Havaya emisyonlar,
‚ Suya deşarjlar,
‚ Toprağa atıklar (katı ve tehlikeli atık)
‚ Kaynak tüketimleri (su, elektrik, fueloil, motorin, hammadde vb.)
Kuruluş sürekli gelişmeyi sağlamak için Çevre Amaç ve Hedefleri oluşturmalı, bu amaç ve hedeflere erişmek için ise projeler belirlemelidir. Projeler Çevre Yönetim Programı çerçevesinde tanımlanmalı, proje mevcut durumu ve hedefleri, sorumlu kişileri, gerekli kaynaklar ve bitiş tarihi belli olmalı ve takip edilmelidir.

Uygulama ve işletme:
Çevre yönetiminin etkinliğini sağlamak amacıyla, yetki ve sorumluluklar tanımlanmalı, ÇYS’nin yönetim temsilcisi belli olmalıdır. Kuruluş çalışanlarına gerekli eğitimleri vermeli, iç ve dış iletişimin sağlanması için yazılı bir sistem oluşturulmalıdır. ÇYS’nin El Kitabı, Prosedürler ve Talimatlardan (operasyonel, acil durum, kontrol vb.) oluşan dokümantasyonu hazırlanmalı, uygulanması sağlanmalıdır. Çevre açısından önemli etkilere sahip birimler belirlenmeli, buradaki çevresel etkileri ortaya çıkarabilecek parametreleri kontrol altına almak için talimatlar oluşturulmalıdır. Kuruluş potansiyel acil durum ve kazaları belirlemeli, bunlara karşı yapılacak faaliyetler için hazırlıklı olmalıdır.

Kontrol ve Düzeltici Faaliyet:
Kuruluş önemli çevresel etkileri olabilecek işlem ve faaliyetleri izlemek ve ölçmek için yazılı bir method belirlemeli ve devamını sağlamalıdır. Ölçme aletlerinin kalibrasyonları takip edilmeli, kayıtları tutulmalıdır.
Herhangi bir uygunsuzluk durumunda düzeltici ve önleyici faaliyetlerin yapılması ve takibi için bir sistematik oluşturmalıdır. Çevre ile ilgili kayıtlar saklanmalıdır.
ÇYS’nin ISO 14001’in şartlarına uyup uymadığı ve uygun bir şekilde devamının sağlanıp sağlanmadığı denetimler ile ortaya konmalı ve üst yönetime denetim sonuçları bildirilmelidir.

Yönetimin gözden geçirmesi:
Kuruluşun üst yönetimi ÇYS’nin uygunluğunu, yeterliliğini ve etkinliğini belli periodlarda tanımlanmış kriterleri dikkate alarak gözden geçirmeli ve bu gözden geçirmenin kayıtları tutulmalıdır. Belirlenen uygunsuzluk, eksiklik veya geliştirme için faaliyetler planlanmalı ve takip edilmelidir.

Türkiye’de karşılaşılan zorluklar

Türkiye’de firmalar ISO 14001 belgelendirilmesi ve belgenin devamının sağlanması aşamalarında da bazı uygulama güçlükleri ile karşılaşmaktadırlar. Bu güçlükler ana başlıklar halinde aşağıda verilmiştir:
1) Uygun atık bertaraf / depolama / yeniden değerlendirme tesislerinin bulunması ve fiyatlandırılması,
2) Çevresel kanuni düzenlemelere uygun nakliye firmalarının bulunması ve fiyatlandırılması,
3) Atık bertaraf / depolama / yeniden değerlendirme tesislerinin veya nakliye kuruluşlarının denetimlerinin kuruluşlarca bireysel olarak yapılması gerekliliği,
4) Atık borsasının etkin çalışmaması nedeni ile, atıkların daha etkin değerlendirilememesi,
5) Kimyasal malzemelerin çevre ve sağlık üzerine etkilerini bildiren “Material Safety Data Sheet” formlarına kolay ulaşılamaması,
6) Atıkların geri dönüşüm ile yeniden kullanılmasının bazen maliyetli olması,
7) Fayda / maliyet analizlerinin etkin yapılmaması ve kazançların açıkça ortaya konulamaması nedeni ile, çalışmalara yeterli desteğin verilmemesi, dolayısıyla bu konuda çalışan kişilerin performanslarının doğru değerlendirilememesi, motivasyon eksikliğinin doğması,
8) Yeni bir kültür yaratmanın verdiği zorluklar.